Büyükelçi Sayın Füsun Aramaz’ın “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü” Etkinliği Konuşması
15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü münasebetiyle Bükreş Yunus Emre Enstitüsüyle işbirliği halinde düzenlediğimiz anma sergimize hoş geldiniz.
FETÖ terör örgütünün kalkıştığı darbe teşebbüsünün üzerinden üç yıl geçmiş bulunmaktadır. FETÖ liderliği tarafından planlanan ve örgütün ordumuz içine sızdırılmış mensupları tarafından silahlı kuvvetlerin emir komuta zinciri dışına çıkılmak suretiyle gerçekleştirilen 15 Temmuz teşebbüsü, Türkiye’nin bugüne kadar maruz kaldığı en kanlı terör saldırısı niteliğini taşımaktadır.
Saldırıyı yapanların ortaya koyduğu vahşetin ve hainliğin benzeri tarihimizde yaşanmamıştır. Meclisimiz, Cumhurbaşkanlığı binası, MİT Başkanlığı, Polis Özel Harekat Merkezi bombalanmıştır. Sivil halkın üzerine tanklar sürülmüş, havadan bombalar yağdırılmış ve ateş açılmıştır. Asker kılığındaki örgüt mensupları silah arkadaşlarının üzerine tereddüt etmeden bombalar yağdırmışlardır. Özel Harekat Merkezinin savaş uçaklarıyla bombalanması sonucunda şehit olan 51 polisimizin naaşlarına dahi ulaşılamamıştır. O gece 251 vatandaşımız şehit olmuş, iki binden fazla vatandaşımız yaralanmıştır.
15 Temmuz, FETÖ terör örgütünün devletimize yönelik oluşturduğu büyük tehdidi ortaya koymuştur. Esasen, 15 Temmuz’un bütün boyutlarıyla anlaşılabilmesi için örgütün on yıllar boyunca oluşturduğu karanlık şebekenin doğru değerlendirilmesi elzemdir. Nitekim, masumane bir eğitim hareketi kisvesi altında kurduğu okullarda genç beyinleri endoktrine etmek suretiyle örgüt liderliğinin talimatlarını sorgusuz yerine getiren, bu uğurda hiçbir yasal ve ahlaki norm tanımayan bir müritler grubu yetiştirilmiştir.
Bu okullardan mezun olanlar örgütün önünde engel olarak gördüklerini her türlü kumpasla bertaraf etmişler, devletin en kritik kurumlarına yıllar içinde yerleştirilmişlerdir. FETÖ, devletin kaynakları ve otoritesini örgüt çıkarları doğrultusunda kötüye kullanmak suretiyle ekonomik ve siyasi nüfuzunu güçlendirmiştir. FETÖ’nün gizli yapılanmasının ulaştığı boyut maalesef 15 Temmuz’da anlaşılabilmiştir.
Değerli konuklar,
Bu büyük tehdidin bertaraf edilmesinde en büyük pay, devletini ve milli egemenlik ilkesini şiar edinen bir asırlık Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik kazanımlarını her ne pahasına olursa olsun korumaya hazır olduğunu ortaya koyan Türk ulusuna aittir.
Türk milleti, üç yıl önce bugün, her türlü siyasi ve ekonomik sınıfı oluşturan bütün kesimleriyle yekvücut olmuş ve kanlı darbe girişimini sokaklarda ve meydanlarda akim bıraktırmıştır. Pervasız zorbalığın ve şiddetin halk iradesinin üzerinde bir güç olamayacağını siyasetin ve demokrasinin tarihine not düşmüştür.
Halkımızın öz iradesiyle ortaya koyduğu dayanışma evrensel ilkeler üzerine inşa edilen Cumhuriyetimizin temellerinin ne kadar sağlam olduğunu göstermiştir.
Bu dayanışma, Büyük Atatürk’ün “ilelebet payidar kalacaktır” dediği Türkiye Cumhuriyeti’nin temsilcileri olan bizler için gurur kaynağıdır.
Saygıdeğer misafirler,
Dost, komşu, müttefik Romanya’nın FETÖ darbe girişiminin hemen akabinde hükümetimizle ve halkımızla sergilediği güçlü dayanışma da ortak hafızamızdaki değerli yerini almıştır. Dönemin Dışişleri Bakanı Sayın Lazar Comanescu, darbe girişiminden sonra AB ülkelerinden Türkiye’yi ziyaret eden ilk devlet adamları arasında yer almıştır.
15 Temmuz darbe girişimi, FETÖ’nün, örgüt mensuplarının yansıtmaya çalıştığı gibi iyi niyetli bir sivil toplum hareketi olmadığını bütün dünyaya göstermiştir. Bilakis, ortada, kuşku uyandırıcı okul yapılanmaları kılıfı altında faaliyet gösteren ve küresel bir finans ağına hükmeden karanlık bir şebeke bulunmaktadır. Eğitim ve kültür, şebekenin, sözde din inanç motivasyonu altında örgüt liderini putlaştırmaya dayanan ve faaliyet gösterdiği ülkelerde etki alanını artırmak amacıyla daha fazla üye kazanmaya yönelik faaliyetlerinin kisvesini oluşturmaktadır.
FETÖ, 1990’lardan itibaren yayıldığı ülkelerde Türkiye’dekine benzer yapılanmalar meydana getirerek, kendisine siyasi ve ekonomik nüfuz alanı yaratmayı hedeflemektedir. Bu bağlamda Romanya ve diğer dostlarımıza, FETÖ yapılanmasına karşı daimi ve azami teyakkuz içinde olmaları gerektiğini vurguluyoruz.
Kıymetli konuklar,
Bugün sizlerle müjdeli bir haberi de paylaşmak istiyorum. Türkiye Maarif Vakfı’na bağlı Uluslararası Bükreş Maarif Okulu açılmış olup, akademik hayatına Eylül ayından itibaren başlayacaktır. Öğrenci kayıtları devam etmektedir. Çocuklarımızı ve gençlerimizi, aydınlık dimağlarını ülkemiz ve insanlık için 21. Yüzyıl’da artı değere dönüştürmek için Uluslararası Bükreş Maarif Okuluna bekliyoruz.
Değerli katılımcılar,
Romanya Türk Toplumunun değerli mensuplarına da bu vesileyle şükranlarımızı yinelemek istiyorum. Vatandaş ve soydaş toplumumuz 15 Temmuz ve takip eden süreçte ortaya koyduğu dirayetli ve sağlam duruşla diaspora toplumları için örnek teşkil etmiştir. Romanya Türk toplumunun bütün unsurlarıyla birlikte Devletimiz ve Büyükelçiliğimizle sergilediği güçlü ve aktif dayanışma ortak değerlerimize yönelen tehditlere karşı milli duruşun yurtdışındaki en güzel izdüşümlerinden birini oluşturmuştur. Sağ olun, var olun!
Sözlerime burada son verirken, 15 Temmuz kanlı darbe girişiminde hayatını kaybeden şehitlerimizi bir kez daha saygı ve minnetle anıyor, davetimize icabet ederek sürdürdüğünüz dayanışma için hepinize teşekkür ediyorum.
Pazartesi - Cuma
9.00 - 12.30 / 13.30 - 18.00
(Konsolosluk işlemleri: 09:00-12:30 ve 15:30-16:30)
Tatil Günleri 2026
| 1.05.2024 | İşçi Bayramı |
+ 90 312 292 29 29
TÜRKİYE'DE YATIRIM İMKANLARI